2 Haziran 2015 Salı

DOST BAŞA 'NEW ERA'

New York Yankees şapkaları ile fenomen haline gelen New Era’nın yeni sezon koleksiyonu yine rengarenk. Gök mavisinden çimen yeşiline aradığınız rengi bulamama ihtimaliniz yok gibi. Sabah yürüyüşe çıkarken, seyahate giderken,  gece dışarıda eğlenirken ya da maç seyrederken size yakışanı ve stilinize uygun olanı kullanabilirsiniz. Ben en çok ön tarafı kavisli olanları beğendim. Açıkçası önü düz olanlar hiç bana göre değil. Erkekler içinde önü kavisli olanları denemelerini öneririm. Tabii bu bana yakışan. Siz yine de her iki modeli denemeyi ihmal etmeyin. Fiyatlara gelince mesela, önü düz her iki modeli fiyatı 129.90TL. Benim tercihim olanlar ise Gök mavisi, pembe ve gri 55,90, kırmızı renkli olanda 89.90 TL. New Era'larıBeymen, Boyner, Centro, Bloggers, Lastik Pabuç  www.beymen.com, www.lidyana.com, modagram.com mağazalarında bulabilirsiniz...




                          

                         




                     





29 Mayıs 2015 Cuma

BU YAZ GUSTO'YA BİR GÖZ ATIN

Her ne kadar havalar kendini bilmez halde her gün bir sürpriz yapsa da, artık yaz mevsimini yaşadığımızı hatırlamakta fayda var. Özellikle kadınlar için yaz ayları yenilenme ve renklenme zamanıdır. O nedenle bu yaz Gusto'nun koleksiyonlarına bir göz atmanızı tavsiye ederim. Özellikle elbiseler, tulumlar ve pantolonlar dikkatinizi çekebilir. Geriye ne kaldı derseniz, Gusto'da seçenekleri görünce siz de şaşıracaksınız. Markayı test eden ve beğenen bir blogger olarak size okeyi verebilirim.



21 Mayıs 2015 Perşembe

BİR 'HAYVANLIKTA' SİZ YAPIN

Başlığı okuyarak beni tanımayanlar kafayı yediğimi düşünebilirler. Oysa beni bilenler ne demek istediğimi çoktan anlayıp, tebessüm ettiler bile... Günümüzde vicdansız, ruhsuz, duygusuz bir insan olmaktansa, benim en değerlim olanlardan hayvanlar alemine ait olmak benim için bir onurdur. Sokakta ve barınakta yaşayan sahipsiz ve terk edilen canlarımız için bugün birçok kişi taşın altına elini koymaktan hiçte çekinmiyor. Bunlardan biri de Nur Gença.











Her ay bir misafir konuk tasarımcı ağırlayan 20 K Tasarım'ın bu ay ki konuğu Nur Gença'nın girişimi olan Trendy Paws. 10 yıldır kurumsal markalarda marka müdürü olarak çalıştıktan sonra 1 yıldır sahip olduğu köpeğinin aşkı sayesinde kendi markasını kurma fırsatını bulan bir köpek sever olan Nur Gença'nın girişimi olan Trendy Paws’ın tüm satış kanallarından elde edilen  gelir karının %10'u barınaklara mama ve klinik masrafı olarak bağışlanıyor.



Alınan her ürün ile birlikte yapılan katkıdan dolayı da teşekkür kartı hediye ediliyor.

Altın kaplama kolye, küpe, bileklik, yüzük tasarımlarından oluşan koleksiyona pati baskılı geçici dövmeler ve clutch çantalar de eşlik ediyor. Hadi bakalım 'Hayvanlık' sırası sizde... :)





19 Mayıs 2015 Salı

SEVİMLİ KAPLUMBAĞA CARPİSA KEŞFİ

Hani şu biraz uğraşırsa çantasına evdeki koltuk takımını bile sığdırabilecek olanlar vardır ya, işte onlardan biri de benim. Bir gün çantamın içinin etrafa saçılmasından korkmuyor değilim! Neyse ki zaman zaman imdadıma kardeşim yetişiyor da, çantamın içini boşaltıveriyor. Plaja bile plaj çantası değil plaj bavulu yapacak duruma geldim, neredeyse. Öyle ki benim içim çok kıymetli kitaplarımdan birini yanıma almak için bile kitap kutularım var.

Kendime bu yaz için plaj çantası ararken, sevimli kaplumbağa Carpisa'da çok şirin anahtarlıklara rastladım. Neon anahtarlıklardan çanta ve kaplumbağa figürlü olanlar favorim. Plaj çantamı bulduğum zaman bu anahtarlıklardan birini hemen kullanacağım. Fiyatını merak edenler için 34 TL. olduğunu söyleyebilirim. Bu arada plaj çantamı da bulunca hemen sizinle paylaşacağım.






BU YAZ YENİ OYUNCAĞIM ÇOK EĞLENCELİ

Ne yazık ki ben de birçok kişi mevsimsel sendrom yaşayanlardanım. Karanlık, puslu hava hiç sevmem. Işıktır benim enerjim. Bunda Ağustos doğumlu, bir yaz insanı olmamın etkisi de büyük diye düşünüyorum. Yaz demek, renk demek, aydınlık demek, sıcak demek, neşe demek ve en önemlisi bu enerjinin getirdiği umut demek. Şimdi bu girişi edebi bir duruma bağlayacağımı sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

Hafta sonu alışveriş yaparken sanırım, bu yaz için yeni oyuncağımı buldum. Vestel Mix&Go Blender. İnanılmaz pratik bir ürün. İstediğiniz meyveleri içine atıyorsunuz, saniyeler içinde meyve kokteyliniz hazır oluyor. Hemen denedim ve muz, kivi, ananas, çilek, süt ve buz karışımı ile hemen bir shake hazırladım. İsterseniz dondurma bile koyabilirsiniz içine. Hatta detoks için sebze karışımları bile yapabilirsiniz. Yeşil, turuncu, kırmızı renkleri olduğu gibi blender haznesinin bıçaklarını çıkarıp içme ağızlığıyla değiştirebilir ve bir içme şişesine dönüştürebilirsiniz Böylece istediğiniz yere götürebilirsiniz. Büyük ve küçük iki şişesi bulunuyor. Ben kırmızı rengini seçtim ve hazırladığım içeceğimle yazın ilk keyfini yaptım bile. Ayrıca oldukça da ucuz: 79 TL.



18 Mayıs 2015 Pazartesi

AYAKLARINIZLA HAVA ATIN

Yıllardır birçok farklı renk ve modelini kullandığım Havaianas'ları sanırım bu yazda ayağımdan çıkarmayacağım. Şimdi daha da şekerleşen renk alternatifi ve modelleri ile açıkçası beni al diye göz kırpıyor. Renklerin bronz teninizde de oldukça tatlı duracağını söyleyebilirim. İşte beğendiğim Havaianas modelleri...




12 Mayıs 2015 Salı

SEVGİ DOLU BİR YUVA ARIYORUM


Yıllar sonra yazacağım ilk yazı biraz özel olsun istedim. Belki güzel bir olaya da vesile oluruz hep birlikte. Fotoğrafta gördüğünüz 2 aylık tekir kediş karlar arasında dünyaya geldi. Ancak annesi 2 gün sonra ölünce kardeşi ile süt annede bugüne kadar geldiler. Kardeşi yuvalandı. Kendisi ise hala yuva arıyor. Tekirleri bilenler bilir. İnanılmaz oyuncu, hoplamaktan, zıplamaktan kendini alamıyor. En komik özelliği ise kanguru gibi iki ayağının üstünde uzun süre durabiliyor. İç - dış parazit aşıları yapıldı. Belki biraz obur. :) Tuvaletimizi kuma yapıyoruz. Kendisi şu an çok kedili bir evde. Tercihen evde kedisi olan bir aileye yuvalandırılmak isteniyor ya da tekir oğluşumuzun yanında bir de eşantiyon verebiliriz. :) İnsan nasıl yalnız kalamazsa onları da tek başına bırakmamak gerek. Biraz empati kurarsak onları da anlayabiliriz. İletişim için 536 3814809 nolu telefonu arayabilirsiniz. Bu küçük oğluş sizden güzel haberler bekliyor. 



11 Mayıs 2015 Pazartesi

BEN GELDİM...

Çooookkk uzun bir aradan sonra merhaba. Kaç yıl geçti ben bile hesaplayamadım... Ancak baktım ki bugün, yarın derken bir yerden başlamak gerekiyor. Bir sürü hikaye, olay, beğeni, eleştiri ve daha neler neler biriktirdim... İlk değişikliği ise kendimde yaptım. Sarışın ben özüme döndüm. Bugün sadece kısa merhaba, yarın ise yeniden yaseminyolundagerek.blogspot.com'u okumaya hazır olun. 




30 Mayıs 2013 Perşembe

OTELSONDAKİKA ile SON DAKİKA TELAŞINA SON



Günümüzün yoğun iş temposu içerisinde birçoğumuz ani iş seyahatleri yapmak durumunda kalabiliyoruz. Seyahat planlamalarında en yakın dostunuz olacağına inandığımız, ücretsiz bir mobil uygulama olan OtelSonDakika, Türkiye'nin birinci sınıf otellerinde, en düşük fiyatlarla konaklama imkanı sağlıyor. iOS işletim sistemine sahip (iPhone ve iPad gibi) cihazların yanı sıra Android işletim sistemine sahip cihazlarda da kullanılabiliyor.


İnternet dünyasında çok güzel ve bir o kadarda önemli bir uygulama keşfettim. Siz de işleriniz nedeniyle sık seyahat ediyorsanız, sevgiliniz ya da eşinizle güzel bir hafta sonu geçirmek isteyenlerdenseniz, bu uygulama tam da size göre. Çünkü böyle durumlarda en büyük sorun son dakikaya kalan otel rezervasyonlarıdır. İnternette birçok uygulama olmasına rağmen saatlerce sayfa gezinmeye, yüksek fiyat ödemeye, yer olup olmadığı ile cebelleşmeye son. Tüm bu sorunlara OtelSonDakika ile çare bulmak mümkün. Çok mükemmel bir yazılıma sahip olan uygulamanın kullanımı ise bir o kadar kolay. Ücretsiz bir mobil uygulama olan OtelSonDakika, Türkiye'nin birinci sınıf otellerinde, en düşük fiyatlarla konaklama imkanı sağlıyor. iOS işletim sistemine sahip (iPhone ve iPad gibi) cihazların yanı sıra Android işletim sistemine sahip cihazlarda da kullanılabiliyor.


Uygulama üzerinden rezervasyonunuzu yaptıktan sonra yapmanız gereken tek şey, konaklayacağınız zaman otelinize giderek, oda anahtarınızı istemek. Fatura işlemini dahi uygulama üzerinden yapabiliyorsunuz. Bu arada kaldığınız kadar bonus kazanabilir ve biriken bonuslarınızı yeni rezervasyonlarınız da kullanabilirsiniz. Açıkçası ben uygulamayı çok tuttum. Özellikle son dakika otel aramanın zorluğunu yaşayanlardan biri olarak, bu uygulamayı sık sık kullanacağımı söyleyebilirim. https://twitter.com/YaseminTopoglu

29 Mayıs 2013 Çarşamba

ORIFLAME ve JONAS WRAMELL’DEN YAZA ÖZEL İPUÇLARI



Çok yakışıklı bir adamla tanıştım. Ama tamamen iş münasebetiyle. Hem sizin için hem de kendim için ondan çok önemli tüyolar aldım. Malum yaz dediğiniz 3-5 ay. O 3-5 ayda da kadınlar en bakımlı halleri ile güzel görünmek ister. İşte tanıştığım kişi tam da bu duruma cevap verecek bir isim. Oriflame Global Güzellik Artistik Direktörü Jonas Wramell. Hiç uzatmadan Jonas’dan aldığım ipuçlarını sizinle paylaşayım. 

                          Oriflame Global Güzellik Artistik Direktörü Jonas Wramell

Öncelikli olarak bu yaz neon dudaklar ön planda. Yaz akşamlarından plajlara kadar dudaklarda neon trendinden vazgeçmiyoruz. Bu size fantastik bir görünüm sağlarken hem güzel hem de etkileyici bir görünüşe sahip olabiliyorsunuz.Jonas’ın ikinci önerisi Marc Jacobs kaynaklı. Jacobs’un tasarımlarındaki 60’ların ruhundan yola çıkan Jonas bu sefer dudakları geri planda bırakırken gözleri ön plana çıkarıyor. Dudaklar için mat bir ruj tercih ederken, far ya da maskaranız ile dramatik gözler yaratabilirsiniz.

3.sü Chanel ve metalik parıltılar. Burada da gözler ön planda. Mesela Sienna Miller gibi. Gözler vurgulu, göz kenarları parlak. Gözler dışında her şey sade. Ancak Jonas’tan önemli bir uyarı nereye gittiğiniz çok önemli. Makyajı gittiğiniz yere göre basit ya da vurgulu yapabilmek için bu önemli bir ayrıntı.

Bu arada kendim için de tüyolar almayı ihmal etmedim tabiî ki de. Mesela gözlerime far sürmem yeterliymiş. Çünkü far üstüne kullandığım kalem ya da eye liner bakışlarımı sert hale getiriyormuş. Jonas’a teşekkür ederim, o günden beri tavsiyesine harfiyen uymaktayım...https://twitter.com/YaseminTopoglu

30 Ağustos 2012 Perşembe

PASCAL VE TT İLE KISKANÇ BAKIŞLAR


                                      TT'nin Batman'i ile uçmaya hazırım 

Bizim işimizde röportaj yapmak bazen zulme dönüşebilir. Ama öyleleri de vardır ki, her röportaj ayrı bir zevk verir. Pascal Nouma’da bunlardan biri. Ekrandaki Pascal’dan hiçbir farkı yok. Aynı sempatiklik, aynı sıcak kanlı Pascal. Tek sorun röportajı açık alanda yapıyorsanız, süreyi olabildiğince uzatmanız gerekebilir. Çünkü kadın ya da erkek fark etmez, hayranları, Pascal’la fotoğraf çektirmeden kendisini bırakmıyorlar. Böyle olunca da röportajı yapan kişi olarak, size de sabır düşüyor.


                             Kıskanç bakışlar üzerimde hissedebiliyorum

Geçenlerde Nişantaşı Plus dergisi için Pascal ile ikinci röportajımı yaptım. Ancak yaptığım ilk röportajdan daha heyecanlı olduğumu söyleyebilirim. İşin içine Pascal dışında, TT Custom Choopers ve Nişantaşı da dahil olunca, keyfine doyum olmaz bir röportaj ve çekim oldu diyebilirim.


                    Yakaladım, bırakmam, Pascal ve TT ile kıskanç bakışlar


Pascal, Tarhan Telli imzası taşıyan Batman model motorsiklet ile Nişantaşı’nda tozu dumana kattı. Bu arada benim aklım Batman’da kaldı, dersem yalan olmaz. İnsan onun üzerinde çok bir karizmatik hissediyor kendisini. Açıkçası Nişantaşı’nda kıskanç bakışlara da hedef olmadım değil. Bu fırsatı kaçırmadım ve kullanamasam da Batman benimmiş numarası yapmaktan geri kalmadım. :))

                                                          Bu da Nişantaşı hatırası :))

Neyse böyle giderse Pascal’ın kadrolu röportajcısı olacağım. :)) Bu keyifli röportajı ve fotoğrafları merak ediyorsanız, Eylül’de Nişantaşı Plus’a bir göz atın…https://twitter.com/YaseminTopoglu

ALKIŞLAR LUSH’A



Özellikle kozmetik alışverişinde ilk dikkat ettiğim konu, ürün deneylerinde, hayvanların kullanılıp, kullanılmadığı. Eğer işin içine hayvanlar giriyorsa benim için zaten baştan kaybetmiştir ve o markayı lanse etmekten de hiç çekinmem. Hayvan dostu yeni bir marka keşfettim, Lush.


Lush kurucuları 30 yıldır hayvanlar üzerinde teste karşı ayakta ve mücadele ediyorlarmış. Bu kavgadan da geri kalmaya hiç niyetleri yok, tamamen ortadan kalkana dek. Ellerim kızarana dek alkışlamak istiyorum. Böylece Lush’ta her şey doğal ve organik.

Aradığınız her şeyi bu marka adı altında da bulabilirsiniz. Maskaradan kremlere, macaron görünümlü katı şampuanlardan duş jellerine kadar. Aslında kullanılası değil, yemelik. Özellikle katı şampuanlar…
Şimdi bir de yeni bir ürünleri var, Emotional Brillance. Renkli renkli göz farları, rujlar ve eye liner’lar. Seçtiğiniz renkler ruhunuzu yansıtsın, diyorlar. Mesela ben, turuncu, pembe ve sarı renklerini tercih ettim. Ruh halime gelince, o da bana kalsın ama beni yansıttığı kesin. https://twitter.com/YaseminTopoglu

19 Nisan 2012 Perşembe

AŞK ŞANSINIZI SOSYALLEŞEREK ARTIRIN

                 
Hemen her gün dışarıya çıkıyorum ancak doğru dürüst bir erkek ile tanışabilmiş değilim mi diyorsunuz? O zaman aşk şansınızı sosyalleşerek artırın!


‪Bayanlar, öncelikle kalabalık bir grup halinde dolaşmamaya dikkat edin. Dışarı çıkmak için 2 kişi maksimum rakam olmalı. Kalabalık olmaktansa yalnız çıkmayı tercih edin. Sürü halinde dolaşmanız etraftaki diğer kişilerin size yaklaşmasına fırsat vermeyecektir.
Flörtöz mekanlar seçmek lazım. Salı günü hareketli olan bir yer perşembeleri boş olabilir… Mekanda köşedeki bir masaya çakılıp kalmaktansa gelen geçeni görebileceğiniz orta bir masada ya da barda oturmayı tercih edin. Gelene geçene hakim bir yere oturun derken gözleriniz dört dönüp herkesi fıldır fıldır süzmeyin. WC’ye giderken ya da bardan içki alırken ortalığı kolaçan edebilirsiniz.


Kendinize müdavim mekanlar edinin, tanımadığınız biri size nerede ne zaman ulaşabileceği hakkında fikir sahibi olmuş olur. Ayrıca tarzınıza hitap etmeyen yerlere sırf piyasa olduğunu düşündüğünüz için gitmeyin! Pizzacı popüler oldu diye her gün pizza yemek, alkol sevmediğiniz halde barda soda-limon ile oyalanmak eğreti bir görüntü oluşturuyor. Zevklerinize hitap etmeyen bir yerde tanıştığınız kişi uzun vadede size ne kadar hitap edebilir?
Arkadaş kutlamaları yeni insanlarla tanışabilmeniz için biçilmiş kaftan. Doğum günleri, yılbaşı, özel gün kutlamaları sosyalleşmek için doğru tercih. En iyi arkadaşınızınkindense, özellikle ikinci çemberden tanıdığınız arkadaşlarınızın partilerini önemseyin. Tanıdık simalarla ilgilenmeyi bırakıp, çevreden haberdar olmak için kendinize şans tanıyın.


Mezunlar günü sohbetleri, film öngösterim kokteylleri, spor salonunuzun bahar aktiviteleri de ortak noktalarınızı paylaşabileceğiniz karşı cinsten insanlarla tanışma şansınzı artırır. Burada önemli olan şey, itici olacak boyutta bilmiş tavırlar içinde olmamak.
Yeme-içmeye meraklıysanız, şarap&viski tadımları bu sene çok revaçta. Butik şarapevlerinde 10 kişilik masalarda, şarap üzerine hem keyifli bir sohbet dönüyor hem de yeni insanlarla tanışma fırsatı yakalıyorsunuz. Daha sert tatlardan hoşlananlar için Galata civarındaki viski tadımları da önerilebilir.
Kurumsal bekarların yeni gözdesi iş çıkışı partileri. İş çıkışında biten günün değerlendirmesini yapmak, civar çalışanlarıyla kaynaşmak için ideal bir tercih. Dj eşliğinde içkinizi yudumlarken, asansörde karşılaştığınız o kişiye standınızda rastlayabilirsiniz. Ne de olsa iş dünyası küçük, beğendiğiniz kişinin 3. dereceden tanıdığınız çıkma ihtimali yüksek.

Kaynak: www.mymacchiato.com

2 Mart 2012 Cuma

yaseminyolundagerek OYLARINIZI BEKLİYOR

Çok uzun olmasa da 2011 Ağustos ayından itibaren 'bence' yorumuyla sizlerle birlikte olmaya çalışıyorum.
Şimdi benimde sizlerden bir isteğim, bir ricam olacak... Gazella 3 kıta bir Blogger isimli bir blog yarışması başlattı. Yaseminyolundagerek olarak biz de değerlendirme sonucu halk oylamasına kalan bloglar arasına kalmayı başardık. Sizden ricama gelince halk oylamasını da geçebilmek için sizin oylarınıza ihtiyacım bulunmakta.

‎"yaseminyolundagerek.blogspot.com" gezi blogunu "Gazella 3 kıta bir Blogger” yarışmasında desteklemek isterseniz, http://apps.facebook.com/uckitabirblogger/index.php?id=91 linkine tıklayın. Sonrasında blog ismimizin karşısında ki yıldıza tıklayarak oy kullanıyorsunuz. 3 oy kullanma hakkınız var, 3'ünü de bekliyorum. Umarım bu yolculuğu hep birlikte sizin oylarınız ile başarıyla tamamlarız.
Kimi Terk Ettiysem Unutamadı

“Bir kadının yalnızlığının sebebi, kendi kusursuzluğudur.” Altına imzamı atacak kadar benimsedim bunu ama tek başına hiçbir şey ifade etmeyen bu kelimeler, Yazar Serdar Oğuz’un kaleminde bir araya gelince, nasıl da kendini bulmuş…


“Kimi Terk Ettiysem Unutamadı” Serdar Oğuz’un son kitabının adı, yukarıdaki cümlede kitaptaki bölümlerden birinin giriş yazısı ya da bölümü anlatan bir tanımlama. Ben aşk kitabı sevmem, kitabı ilk elime aldığımda da bunun bir aşk kitabı olduğunu düşünürken, kitabın son satırını okurken ne kadar ön yargılı yaklaşmış olduğumu anladım.


Ne seyrettiğim bir filmin ne de okuduğum kitabın konusunu anlatmayı sevmiyorum, çünkü aynısının bana da yapılmasını istemem. Bu kitap zamansız bir hayatın insanoğlunun yani kadın ve erkeğin yaratıldığı andan itibaren yaşananların hikayesi. Bin yıl önce de bin yıl sonra da aynı kaderi paylaşan ikili yalnızlıklar, zamansız sevdaların hikayesi.


Kitapta herkese göre bir son olmakla beraber, benim için kitabın 3 farklı sonu bulunmakta. Öyle ki kitabın son birkaç sayfasına geldiğimde iki son karşımda dururken son cümlede 3. bir sonla karşılaştım. Kitabın her sayfasında başıma gelen olay sonunda da başıma gelmiş oldu. Okuduğunuz sayfa sizi içine alırken asıl merakınız bir sonra ki sayfada sizi neler beklediği, bu nedenle kitabın akıcılığı hikayenin zamansızlığı gibi… Kısacası ‘İkili Yalnızlıklar’ hikayesi…


Bu arada Serdar Oğuz kim mi, size kısa bir hatırlatma o zaman: Bir zamanlar televizyonda reyting rekorları kıran ‘Ihlamurlar Altında’ dizisinin tanıtımında yer alan şiirlerinin de sahibi Serdar Oğuz. Dizi de nasıl bir gizem yarattıysa aynı gizemli Serdar Oğuz’u kitapta da bulacaksınız. 


Bu arada aşağıdaki link kitabın fragmanına ait: Hayattaki duruşuna yönetmen olarak başlayan Serdar Oğuz'u bir de böyle seyredin...
http://www.youtube.com/watch?v=-OrpTjLlJis
https://twitter.com/#!/YaseminTopoglu

21 Şubat 2012 Salı

90’lar PARTİSİ KANYON COCO BİSTROT'DA

Bu parti kaçmaz arkadaşlar. Ben kaçırmayacağım ve Cuma akşamı orada olacağım. Nerede mi? Nişantaşı Leo Kulübü’nün organize ettiği 90’lar Pop Partisi 24 Şubat Cuma günü Coco Bistrot Kanyon’da gerçekleşiyor. 90’ların unutulmaz şarkılarını dinlerken, eğlenmek ve stres atmak isteyen herkes Coco Bistrot’ta buluşuyor.


Siz de 90’ları yeniden yaşamak ve nostalji yapmak istiyorsanız, 24 Şubat Cuma 20.00’dan sonra mutlaka Coco Bistrot’a uğrayın! Nişantaşı Leo’lu gençlerin parti sloganı ise “Kanyon 90’larda dutluktu.” 90’larda doğanlar,koşanlar ve coşanları bekliyoruz.

Adres: Coco Bistrot Kanyon Giriş Katı No:118-131

29 Ocak 2012 Pazar

MADAM TUSSAUDS İÇİN LONDRA'MI, AMSTERDAM'I MI?


Balmumu heykeller ile tanışmam ne zaman oldu hatırlamıyorum. Tanışma dedimse ilk gördüğüm andan bahsetmiyorum, bilgisel olarak ilk haşır-neşir olmaktan bahsediyorum. Çocukluğumda gazetelerde ilk olarak o balmumu heykellerini gördüğüm zaman, mutlaka bir Madam Tussauds Müzesi gezmeyi aklıma koymuştum. Tarihe olan merakımdan dolayı hem geçmiş hem de günümüze ait birçok ünlü kişinin balmumundan heykeli sanki gerçekmiş gibiydi, işte ne olursa o gerçekliği görmeliydim.

                                         (Londra)
Balmumundan heykel ustası olan Madam Marie Tussauds tarafından kurulan Madam Tussauds Müzesi’nin merkezi Londra’dadır. Bildiğim kadarıyla da Amsterdam, New York, Honk Kong, Los Angeles, Hollywood, Berlin ve Şangay gibi kentlerde de şubeleri vardır.
                                        (Amsterdam)
Ben merkezi yani Londra’daki Madam Tussauds Müzesi’rnin gezmedik köşesini ve fotoğraf çektirmediğim heykel kalmadı. Bir tek Mustafa Kemal Atatürk’ün heykeli bakımda olduğu için fotoğraf çektiremedim ve içimde ukde olarak kaldı. Merkez olmasından dolayı bilemem ama heykeller tam manasıyla kişilerin birebir kopyası gibiydi.
                                       (Amsterdam)
Aklınıza gelecek her isim var müzede. Devlet adamlarından kraliyet ailelerine, sanat dünyasından spor dünyasına; bilim adamından yazara, şarkıcıdan oyuncuya kadar herkes orada…
                                           (Londra)
Heykellerin gerçekliğinden bahsetmişken Amy Winehouse hiç beklenmedik bir anda öldüğünde, müzede Winehouse’un balmumu heykeli ile çektirdiğim fotoğrafımı facebook profil fotoğrafı yapmıştım. Bunun üzerine bir arkadaşım şaşırmış bir vaziyette Amy ile nerede tanıştığımı ve nasıl fotoğraf çektirdiğimi merak etmiştim. Yani o derecek gerçek gibiydi bu heykeller.

                
(Sol Fotoğraf: Amsterdam - Sağ Fotoğraf: Londra)  
Amsterdam'daki Brad Pitt'i ise görünce yılların aşkı tarafından ihanete uğramış gibi hissettim kendimi. Brad Pitt kendini görünce ne hissetmiştir. Daha görmediyse de kesinlikte görmesini tavsiye etmem, kendinden bile soğuyabilir.

                         (Sol Fotoğraf: Londra - Sağ Fotoğraf: Amsterdam)
Ancak müzenin şubelerinden biri bulunan Amsterdam için aynı gerçeklikten bahsedemeyeceğim. Fotoğraflarda da gördüğünüz gerçeklik yerine bence tam bir yapaylık söz konusu. 
                                        (Amsterdam)
Hele o David Beckham’ın karın baklavaları nedir öyle? Sanki balmumu değil de, plastikten yapılma oyuncak bebek gibi duruyorlar. Çoğu heykelinde benzemediğini de üstüne basa basa söylemek istiyorum.
                                         (Londra)
Amsterdam’ın Londra’dan tek üstünlüğü Madonna heykelinde olmuş. Çünkü Londra’da Madonna’yı gördüğüm zaman benzetememiştim ama Amsterdam’daki çok iyi çalışılmış.
                                       (Amsterdam)
İşte benden size bir tavsiye; bir gün olurda bir Madam Tussauds Müzesi’ni gezmeye, görmeye karar verirseniz, tercihiniz Londra’da bulunan müzenin merkezi olsun. Benden söylemesi, sonra pişmanlık haline sokmayın kendinizi.
https://twitter.com/#!/YaseminTopoglu