27 Eylül 2011 Salı

TUTKU, İHTİRAS ve VEDA: LÜSYEN

Bir türlü ruh eşini bulamayanlar, bulduğunu sanıp da yanılanlar, aldatılanlar, aldatıldığına inanmayanlar’ın cümlesidir, “Ahhh nerde o eski aşklar…” . Eeee günümüzde de sevgi dediğin yüzüğün karatı ya da kapattığı sinemanın büyüklüğü ile ölçüldüğüne göre bu nakarat daha çok tekrarlanır.

Şimdi size yok artık cinsinden bir hikaye anlatacağım. Daha doğrusu ben değil Can Dündar anlatıyor hikayeyi. Tanzimat Edebiyatı’nın en etkin şairlerinden biri desem belki anlamayacaksınız ama ‘Makber’ deyince bir çoğunuzun ‘Abdülhak Hamit Tarhan’ dediğini duyar gibiyim. Dündar öyle bir tarihi aşk romanı kaleme almış ki beni Tarhan gibi bir edebiyatçının yaşadıkları hayrete düşürdü desem yeridir. Neden hayrete düştüğümü gelince 60 yaşındaki Abdülhak Hamit Tarhan Brüksel’de Osmanlı sefiridir ve 18 yaşındaki Belçikalı Lüsyen'e aşık olmuştur. Ama bu karşılıksız olmamaklar birlikte bu 18’lik kızın hissettiklerinin aşktan çok hayranlık olduğunu anlayacaksınız. Tabii bu benim düşüncem, benimle ters düşen fikirler de olacaktır.


Kitapta aralarında 42 yaş olmasına rağmen yaşanan fırtınalı bir aşkın yanı sıra Osmanlı’nın çöküş, Cumhuriyet’in ilk yıllarına da ışık tutacak bir çok bilgi yer almakta. Bu arada kitapta daha çok bir isim ile karşılaşmak mümkün: Tevfik Fikret, Nazım Hikmet, Mehmet Akif, Damat Ferit, Yahya Kemal, Necip Fazıl Kısakürek, Victor Hugo, Oscar Wilde, Abdülmecid, Sultan Reşad, Talat Paşa, Namık Kemal, İsmet İnönü ve elbette Atatürk…


Açıkçası bu kitap benim için tarihi aşk romanından öte tarihi bir dönem romanı anlamını taşıyor. Özellikle Can Dündar’ın anlattığı hikayeyi gerçek fotoğraflarla belgelemesi tam bir belge niteliğinde. Gerçek olana, tarihe meraklıysanız ve tarihi roman ile birleşen bir edebiyat sizi çekiyorsa Lüsyen’i ısrarla tavsiye ediyorum. İçinde Abdülhak Hamit Tarhan’ın Lüsyen için yazdığı ya da günün şartlarını anlatan şiirlerini de bulacaksınız. Şiir sevmeyen biri olabilirsiniz –ki ben de pek alakalısı değilim- ama Tarhan’ın Lüsyen’e olan aşkını anlamak için okuyun, es geçmeyin derim. Tarhan’ ın ki bir aşk mı yoksa karakterinden kaynaklanan inatçılığı mı, sahip olma duygusu mu, güzele olan tutkusu mu ya da ya da yalnızlık korkusu mu? Ben aşk dahil hepsini buldum Abdülhak Hamit Tarhan’da. Bakalım sizler ne bulacaksınız?


Kısa bir de not: Ben bu kitabı geçen yıl okumuştum, Can Dündar’ın Lüsyen’den önce yayınlanan ‘Yüzyılın Aşkları’ isimli kitabına ise hafta içi başlamayı düşünüyorum. Bakalım bu aşklarda Lüsyen kadar hüzün ve ihtiras dolu mu?http://twitter.com/#!/YaseminTopoglu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder